Sağlık Politikaları ve Finansmanı İş Birliği Protokolü İmzalandı

BAŞKANLIK | 3 Şubat 2026 Salı

Sağlık Politikaları ve Finansmanı İş Birliği Protokolü İmzalandı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ve Ankara Üniversitesi (AÜ) ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) arasında “Sağlık Politikaları ve Finansmanı İş Birliği Protokolü” imzalandı.

SGK Erdoğan Özen Konferans Salonu'nda düzenlenen törene, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, SGK Başkanı Dr. Raci Kaya, TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu katıldı.

Törende konuşan Bakan Işıkhan, insanı ilgilendiren böylesine hassas bir konuda, akademi camiası ile ilgili kamu kurumlarını ortak bir platformda buluşturarak, ortak hareket anlayışını güçlendirecek bir iş birliği protokolüne daha imza atmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Işıkhan, ortak hedeflere giden yolda birlik ve beraberlik varsa başarının kaçınılmaz olduğuna vurgu yaparak, “İş birliğinin var olduğu yerde çözüm vardır, dayanışma vardır, katma değer ve üretim vardır. Bugün burada imzalayacağımız protokolün ihtiyacımız olan bu dayanışmaya iyi bir örnek teşkil edeceğine inanıyorum. Akademi kökenli bir Bakan olarak, hem sosyal güvenlik hizmetlerimizi, hem de sürekli standartları ve kalitesi yükselen sağlık hizmetlerimizi ilgilendiren bu önemli mevzuda, akademi camiamızın inisiyatif alarak sorunların çözümüne katkıda bulunmasını, ayrıca değerli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

“Sosyal Güvenlik Sistemi ve Sağlık Hizmetleri Hususunda Devrim Niteliğinde Adımlara İmza Attık”

Sosyal güvenlik sistemi ve sağlık hizmetleri hususunda son çeyrek yüzyılda, Türkiye’yi dünyada rol model yapacak, devrim niteliğinde adımlara imza attıklarına dikkati çeken Bakan Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“SGK olarak, Genel Sağlık Sigortası kapsamında yer alan hizmetleri sunmakla kalmadık, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıran, kaliteyi artıran ve vatandaş memnuniyetini esas alan çok önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Bugün, özellikle sağlık alanında, gelişmiş olarak görülen birçok ülkenin dahi vatandaşına sunamadığı hizmetleri, biz vatandaşlarımıza düşük maliyetlerle, ancak yüksek standartlarda ulaştırabiliyoruz. Yakın zamandaki bazı adımlarımızdan bahsetmek istiyorum. 15 Ocak 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7538 sayılı Kanun ile muayene katılım payları tutarlarında düzenleme yapılmıştır.  Bununla birlikte sağlık hizmetine erişimi kolaylaştıran yapısal adımlar atılmış, birçok branşta uzman hekimlerce reçete edilebilen ilaçların aile hekimlerimiz tarafından reçete edilebilmesi sağlamıştık. Böylelikle hastanelere başvurmadan, aile hekimlerine yazdırılabilecek ilaç sayısı 6 bine, aile hekimi ve uzman hekimlerce rapor düzenlenen ilaç sayısı ise 2 bin 730’a çıkarılmıştır.”

“Çocuklarımız ve Aileleri İçin Tedavi Sürecini Kolaylaştırdık”

Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında 1 Ekim 2024 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere imzalanan protokol ile vatandaşların eczanelerden ilaç teminine ilişkin süreçlerin güvence altına alındığını hatırlatarak, “Ayrıca 31 Aralık 2025 tarihinde, 1 Ocak 2026’dan geçerli olmak üzere yeni bir protokol daha imzalanarak süreçlerin kesintisiz devamı sağlanmıştır. SMA tedavisinde 2017 yılından bu yana geri ödemesi yapılan ilaca ilave olarak, kullanım kolaylığı sağlayan bir başka ilaç da geri ödeme listesine alınmış; oral tedavi seçeneği kullanacak hastalarımıza alternatif erişim imkânı sunulmuştur. Hemofili A hastalarında evde deri altına uygulanabilen kanama önleyici tedavi geri ödeme kapsamına alınmış, böylelikle çocuklarımız ve aileleri için tedavi süreci büyük ölçüde kolaylaştırılmıştır” diye konuştu.

“Kanserle Mücadelede Önemli Bir Eşik Aşıldı”

Kanserle mücadelede de önemli bir eşiğin aşıldığına dikkati çeken Bakan Işıkhan, “Kamuoyunda kanser ilaçları olarak bilinen 5 farklı immünoterapi ilacı, Temmuz 2025’ten itibaren 25 farklı kanser türünde geri ödeme kapsamına aldık. Son 6 ayda 22 bin kanser hastası vatandaşımıza bu kanser ilaçları sağlanmıştır. 31 Aralık 2025 itibarıyla geri ödeme listelerinde 96’sı yurt dışından şahsi tedavi için tedarik edilen, 820’si ülkemizde ruhsatlı olmak üzere toplam 916 kanser ilacı bu listede yer almaktadır. 27 Ocak 2026 tarihi itibarıyla geri ödeme listelerinde bulunan ilaç sayısı 8 bin 913’e ulaşmış, bunların 919’u kanser, 53’ü MS tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Kistik fibrozis hastalığında yaşam kalitesini artıran ilaç geri ödeme kapsamına alınmış, nadir hastalıklarda kullanılan ilaçlara biyo-benzer alternatifler için geri ödeme modelleri uygulanmıştır. Fabry hastalığında enzim replasman tedavisine alternatif olarak oral kullanım imkânı sunan ilaç da geri ödeme kapsamına dahil edilmiştir. Yoğun bakımlarda oluşturulan sağlık verilerinin e-Nabız sistemine aktarılması sağlanarak hastaların yoğun bakım verilerinin anlık takibi mümkün hâle getirilmiştir” bilgilerini paylaştı.

1 Yılda 474 İlaç Geri Ödeme Listesine Alındı

Işıkhan, Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi kapsamında Çok Disiplinli Çocuk ve Genç Ruh Sağlığı Merkezleri hizmetlerinin geri ödeme kapsamına alındığını belirterek, şöyle devam etti:

“Kontrast madde ile çekilen MR ve BT işlemlerinde daha önce vatandaşlarımızın eczaneden temin ederek hastaneye getirdiği ilaçları artık hastaneler tarafından temin edilmesini de sağladık. 2025 yılı Aralık ayında yapılan SUT düzenlemesiyle ayakta ve yatarak tedavi bedellerinde yüzde 30, yoğun bakım tedavi bedellerinde yüzde 55, doğum bedellerinde yüzde 30, fizik tedavi ve rehabilitasyon bedellerinde yüzde 30, palyatif bakım tedavilerinde yüzde 40, diyaliz ve kan ürünleri bedelinde yüzde 35, laboratuvar ve görüntüleme bedellerinde yüzde 10, diş tedavi bedellerinde yüzde 20 oranında artış sağlanmıştır. Yatarak tedavilerde kullanılan tıbbi malzemelerde ise yüzde 10 ile 85 arasında artış yapılmıştır. 2026 yılı Ocak ayında yapılan düzenleme ile acil serviste kırmızı alanda uygulanan işlem bedellerinde yüzde 54, yeni doğan ve çocuk cerrahisi işlem bedellerinde yüzde 54 ile yüzde 67, kemoterapi uygulamalarında yüzde 54, hiperbarik oksijen tedavisinde yüzde 4 oranında artış gerçekleştirilmiştir. Ayrıca hasta alt bezi, tekerlekli sandalye, işitme cihazı, uyku ve solunum cihazları ile diyabet tedavisinde kullanılan tıbbi malzemelerin fiyatlarında yüzde 20 oranında artış sağlanmıştır. 1 Ocak 2025 – 31 Aralık 2025 tarihleri arasında toplam 474 ilaç geri ödeme listesine eklenmiş, bunların 69’u kanser tedavisinde kullanılan ilaçlardır.”

“Sosyal Güvenlik Sistemimiz, Ekonomik Kalkınmamızın Geleceği Açısından da Oldukça Önemlidir”

Tüm bu adımları sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmak, vatandaşların ilaca ve tedaviye erişimini kolaylaştırmak ve sağlık finansman yapısını dengeli biçimde sürdürmek amacıyla hayata geçirildiğini aktaran Bakan Işıkhan, “Sosyal Güvenlik Kurumumuz, güçlü altyapısı ve kararlı uygulamalarıyla Genel Sağlık Sigortası sistemini daha erişilebilir, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturan iradesini kararlılıkla sürdürmektedir. Günümüzde, toplumun sağlıklı bireylerden oluşması ve bunun devamının sağlanması ekonomik kalkınma açısından önemli bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple, hiçbir vatandaşımızı dışarıda bırakmayan Genel Sağlık Sigortası ve nüfusumuzun neredeyse tamamını kapsayan Sosyal Güvenlik Sistemimiz, sadece sosyal kalkınmamızın değil aynı zamanda ekonomik kalkınmamızın geleceği açısından da oldukça mühim bir husustur” şeklinde konuştu.

“Hedefimiz Kaliteli, Sürdürülebilir Güvenli Bir Sağlık Sistemi İnşa Etmek”

Işıkhan, bir taraftan ekonomiyi büyütüp, kamu kurumlarını geliştirirken diğer taraftan da gelecek nesillere daha sağlıklı bir ülke bırakmak için her geçen gün yeni projeler ve hedefler ürettiklerine vurgu yaparak, “Kamusal alanda sağlıkta tek geri ödeme kurumu olarak hedefimiz; sadece sağlık finansmanını sağlamak değil, aynı zamanda sigortalılarımızın tüm beklentilerini karşılayacak kaliteli, sürdürülebilir, güvenli ve kontrol edilebilir bir sağlık sistemi inşa etmektir. Bu amaçla geri ödemede sağlık hizmetlerine her yıl artan tutarlarda harcama yapıyoruz. Genel Sağlık Sigortası uygulamaları ve sağlık politikalarına ilişkin olarak çalışmalarımızın bilimsel ve teknik danışmanlık desteği ile yürütülmesine devam ediyoruz. Bu hususta özellikle üniversitelerimizi eğitimin yanı sıra bilgi üreten ve kamu politikalarına yön veren stratejik yapılar olarak görüyoruz. Sağlık gibi dinamik ve sürekli gelişen bir alanda üniversitelerimizin bilimsel yaklaşımı ve akademik birikimiyle yürütülen iş birliklerini son derece kıymetli buluyorum” ifadelerini kullandı.

Bakan Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı arasında tesis edilen iş birliğinin, teorik bilginin uygulamayla buluştuğu, akademik üretimin kamu hizmetine doğrudan katkı sunduğu örnek bir model olduğuna dikkati çekti.

Üniversitelerin ve TÜSEB’in bilgi birikimi ve akademik kapasitesinin, GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçladıklarını söyleyen Işıkhan, şunları kaydetti:

“Bu çerçevede üniversitelerimizin katkısı yalnızca mevcut uygulamaların değerlendirilmesiyle sınırlı kalmayacak, aynı zamanda GSS sistemimizin geleceğine yön verecek politika ve uygulamaların geliştirilmesine de ışık tutacaktır. Bizler, üniversiteleri doğal ve vazgeçilmez çözüm ortağı olarak görüyoruz. Bu tür iş birliklerinin güçlenerek devam etmesini büyük bir memnuniyetle destekliyoruz. Üniversitelerimiz ve SGK’nın birlikte ortaya koyduğu bu sinerjinin, sağlık hizmetlerinin niteliğini arttıracağına ve GSS sistemimizin sürdürülebilirliğini güçlendireceğine yürekten inanıyoruz. İmzalayacağımız iş birliği protokollerinin, başta sağlık ve sosyal güvenlik sistemimiz olmak üzere, akademi camiamıza ve kamu kurumlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.”

SGK Başkanı Dr. Raci Kaya programın açılışında yaptığı konuşmasında, imzalanacak protokolün Genel Sağlık Sigortası uygulamaları ve sağlık politikalarına yönelik olarak bilimsel araştırma, eğitim, analiz, çalıştay, raporlama ve proje faaliyetlerini kapsayan çok boyutlu bir iş birliği çerçevesi oluşturduğunu belirtti.

Türkiye’de kapsayıcılığı ve sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesi bakımından dünyada örneğine az rastlanan ve diğer ülkelere ilham veren bir Genel Sağlık Sigortası sistemi olduğunu vurgulayan Başkan Kaya, “Sosyal güvenlik sisteminde yapılan değişikliklerle nüfusun neredeyse tamamı kapsam altına alınmıştır. Birçok gelişmiş ülkede dahi olmayan sağlık alanındaki teminat paketi genel sağlık sigortalılarımıza sunulmaktadır.” dedi.  

Kaya, sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması yönünde gerçekleştirilecek her türlü uygulamada, paydaş olarak Sosyal Güvenlik Kurumunun da her zaman yer alacağını belirterek, “Sosyal Güvenlik Kurumu olarak temel prensibimiz, sağlık hizmetinin finansmanını etkin ve nitelikli bir şekilde sağlamaktır. Sağlık hizmetlerinin finansmanı konusunda diğer paydaşlarımızla birlikte yeni politikalar üretmek, hizmet sunduğumuz alanlarda istişare yapmak ve alınacak kararlarda yol gösterici olması açısından böyle bir iş birliğinin gerçekleştirilecek olmasından mutluluk duyuyoruz.” şeklinde konuştu. ​​

Genel Sağlık Sigortası Sistemimiz En Zorlu Dönemlerde Dahi Rüştünü İspat Etmiştir

Türkiye’deki sosyal güvenlik sisteminin gücüne vurgu yapan Kaya, “Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemimiz en zorlu dönemlerde dahi rüştünü ispat etmiştir. Kovid-19 pandemisinde sağlık hizmetlerine tüm vatandaşlarımız kolaylıkla erişebilmiştir. Asrın felaketi 6 Şubat depreminde vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha kolay erişebilmesi adına Kurumumuz gerekli önlemleri almıştır. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini kesintisiz sağlayan reflekslerimiz, sistemimizin ne denli sağlam temeller üzerine kurulu olduğunu göstermiştir.” dedi.

Son dönemde vatandaşların daha kaliteli sağlık hizmeti almaları için önemli düzenlemeleri hayata geçirdiklerinin altını çizen Kaya, “Vatandaşlarımızın hastanelere başvurmadan aile hekimlerine yazdırabileceği ilaç sayısını 6 bine çıkardık. 5 farklı immünoterapi ilacını Temmuz 2025’ten itibaren 25 farklı kanser türünde geri ödeme kapsamına aldık. Hemofili A hastalığında, evde kolaylıkla deri altına uygulanabilen, kanama önleyici tedavi olarak kullanılan ilacı vatandaşlarımızın erişimine sunduk.  Kistik fibrozis hastalığının neden olduğu semptomları gidererek, hastanın yaşam kalitesini artıran ilacı geri ödeme kapsamına aldık.” bilgilerini paylaştı.

Başkan Kaya konuşmasının sonunda yapılan iş birliğiyle, sürdürülebilir ve nitelikli sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sunmayı amaçladıklarını ifade ederek, “Bugün Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve TÜSEB ile imzaladığımız bu protokoller, karar alma süreçlerimize akademik bir derinlik katacak, "kanıta dayalı politika" üretme kabiliyetimizi güçlendirecektir.” şeklinde konuştu.

TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan da sağlık alanında önemli adımlar atıldığını  belirterek, Türkiye’nin bu alanda dünyayla rekabet edebilecek bir seviyeye ulaştığını söyledi.

İthal edilen ve yüksek maliyet oluşturan ilaçların tespit edilerek öncelikli hedefler belirlendiğini ifade eden Kervan, bu doğrultuda Türkiye’deki bilim insanlarına yönelik proje çağrıları yapıldığını ve projelerin fonlandığını kaydetti.

Türkiye’deki mekanizmaların uyum içinde çalışması sayesinde önemli başarılara imza atıldığını vurgulayan Kervan, yürütülen çalışmalarla yalnızca ülkeye katma değer sağlamakla kalınmadığını, aynı zamanda uluslararası alanda rekabet edebilen güçlü bir aktör olunduğunu belirtti.

SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, sağlık politikaları ve finansmanı alanında imzalanan iş birliği protokolünün önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, “Bu bir devrimdir, yolumuz açık olsun.” dedi.

Protokolün, Bakanlık, TÜSEB, Cumhurbaşkanlığı ve akademi boyutlarıyla güçlü bir bileşen oluşturduğunu vurgulayan Aydın, sürece katkı sunan tüm paydaşların önemine dikkat çekti.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak protokole tüm imkânlarıyla destek vermeye hazır olduklarını ifade eden Aydın, akademik bilgi birikimi ve insan kaynağıyla çalışmalara aktif katkı sağlayacaklarını belirtti.

AÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar konuşmasında ise imzalanacak protokolün parçası olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Türkiye vatandaşlarına verdiği sağlık hizmetinde ve sosyal güvenlik hizmetlerinde dünyanın en cömert ülkesi. Biz de Ankara Üniversitesi olarak, bunu daha ileriye taşımanın gayreti içindeyiz.” dedi.

Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, son 20 yılda Türkiye’de sağlık altyapısının yenilendiğini, yatak kapasitesinin toplam kapasitenin 1,5 katına ulaştığını ve Türkiye’nin, dünyanın en yeni teknolojik altyapısını kullanan ülke olduğunu söyledi.

Türkiye’nin, OECD ülkelerinin yaklaşık yarısı kadar harcama yaparak, kendi ligindeki ülkelerin üzerinde sağlık hizmeti sunduğunu belirten Birinci, imzalanan iş birliği protokolünün sağlık finansmanı ve hizmet kalitesine önemli katkılar sağlayacağını ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti.

Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu da tüm dünyada sağlık sistemleri artan maliyetlerin baskısı altında olduğuna dikkat çekerek, “Sağlık harcamalarını iyi yönetmek artık sadece bir ekonomi başlığı değil, bu konu milli güvenlik meselesidir, toplumsal refah meselesidir. Bugün burada bunun adımlarını atacağız.” dedi.

“Güçlü sağlık sistemi, bir ekosistem işidir. Bugün bu masada, akademinin bilgisi, kamunun uygulama tecrübesi, SGK’nin geri ödeme gücü ve birikimi var. Hepsinin üzerinde ortak bir irade var.” diyen Topaloğlu, “Ben inanıyorum ki bu iş birliğinin çıktıları sadece bugünün sorunlarına çözüm üretmeyecek ayrıca gelecek yılların üreten sağlık modeline de rehberlik edecektir.” şeklinde konuştu.

Erişilebilirlik Menüsü

Ekran Okuyucu

Seçili Alan Okuyucu

Bağlantı Vurgula İkonu

Bağlantı Vurgula

Metni Büyüt İkonu

Büyük Metin

Metni Sola Hizala

İmleç

Okuma Kılavuzu

Okuma Maskesi

Disleksi Dostu

Kontrast

Solgunlaştırma

Düşük Doygunluk

Yüksek Doygunluk